BLOG

İYİ VE ZEKİ

6 Temmuz 2017 Perşembe


    İyilik dediğimiz şey karşılık beklenmeden yapılan, karşı tarafı mutlak kötü durumdan kurtaran olumlu sonuçlar bütününü amaçlayan bir olgudur. En azından öyle olması gerekir. Tabi ki her şey ile beraber bu sözcüğün de kelime anlamı şekillendi. Artık saf iyilik diye adlandırabileceğimiz durumun gerçekleşmesi çok nadir. Herkesin yaptığı iyilik kendine dönecek şekilde konumlandırılmış oluyor.

    İnsan iyi olmak için çaba sarf eder. Olup olamayacağı tartışmaya oldukça açık bir konu olsa da, herkesin bir tarafının iyi olduğunu düşündüğü aşikar. Daha basit anlatmak gerekirse; bir insan dışardan kötü görünse de hatta gerçekten kötü biri de olsa, özünde iyi olduğuna inanır. Buna göre hareket eder. Çünkü zamanında yaptığı iyiliklerin karşılığını alamamış olması, davranış değişikliğini benliğinde haklı kılar. İşte esasen tam olarak da bu yüzden zekanın kolları önemlidir. Özellikle duygusal zeka kısmı bizim yaptığımız iyiliklerle tatmin olan kısmımızdır.

    Duygusal zeka daha çok empati ile alakalı imiş gibi görünse de dolaylı yoldan bir çok kavrama dokunan bir zeka türüdür. Bu kavramlardan en saf olması gerekeni ise iyiliktir. İyilik temelli tutum ve davranışların olumlu etkilerini mutluluğumuzda, sürdürülebilir başarımızda, hayatlarımızdaki huzurlu anlarımızda hatta ruh sağlığımızda görmeyi göz ardı etmeye devam ediyoruz hal bu ki büyük gruplar halinde yaşayan biz insanların her davranışı domino etkisinde bir sonuç doğurur. İyi bir toplum için iyi birey olmak şarttır.

    Ben insanların bir parçasının iyi olduğuna inanıyorum. İyi olmanın ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Yoksa insanlıktan umudumuzu kesmemiz gerekmez mi?

                                                                                                                           Melodi Holago

    

SAYFAYI PAYLAŞIN