BLOG

İLETİŞİM VE EQ

12 Mayıs 2017 Cuma


    SEL ( social emotional learning) yani sosyal duygusal öğrenme denilen kavram öğrenme güdüsünün en önemli kollarından biridir. Geleneksel zeka denilen IQ’dan farklı olarak duygusal zekanın öğrenme yetisinden beslenir. Bu öğrenme sonucu birey kendini daha rahat ifade eder, başkalarını anlamada daha başarılı olur ve problemlerle başa çıkmada daha doğru davranır. Hem insan ilişkilerinde hem de mesleki alanda başarılı olabilmek için, alternatif bakış açıları geliştirebilme, dünyayla etkileşim içinde olma ve kendi fikirlerini rahatça başkalarıyla paylaşabilmenin önemi yadsınamaz. SEL programlarıyla, akademik başarı ve öğrenme motivasyonunun yanı sıra problem çözme becerileri, kendini tanıma ve ifade edebilme becerileri, iş birliği kurma ve sosyal becerilerin ön plana çıkması sağlanmaktadır. SEL programının hedef alanları: öz farkındalık, öz yönetim, sosyal farkındalık, ilişki becerileri, sorumlu karar verme olarak beş boyuta ayrılmaktadır.

    Sosyal duygusal öğrenmenin beş temel öğretisinden biri olan ilişki becerileri çoğunlukla iletişimle alakalıdır. Bu öğreti iletişim, açıkça iletişim kurma, çatışmaları çözme, takım çalışması gibi alt sekmeleri bünyesinde barındırmaktadır. Duygusal zekanın tanımladığı; bireyin kendini tanıması ve motive etmesi, isteklerini erteleyebilmesi, duygusal değişimlerinin kontrol edilmesi, engellemeler karşısında direnebilmesi, diğer kişilere anlayışla yaklaşabilmesi, onların en derin duygularını sezinleyebilmesi, etkin ilişkiler sürdürebilmesini sağlamaktadır. Bireyin değişen bir çevrede varlığını sürdürmesi ve bu çevreden yeni duygu ve düşüncelerin gelişimine yönelik sürekli girdiler alması, duygusal zeka ve beden dili eksenli bu stratejilerin döngüsel bir süreç ve içerik kazanmasında da ayrıca rol oynar.

    İletişimi ve efektifliği artırmak bir başka metottur ve EQ geliştirmek için vazgeçilmezdir. Duygusal zeka yetenekleri güçlü olan bireylerin empati kurarak iletişim eksikliğini büyük ölçüde engel olarak ortadan kaldırdıkları bilinirken, daha iyi insan ilişkileri ve daha iyi iletişim kurabilmek için bedenin de kullanılması ve bunun yanında bireyin ‘’duygusal olgunluğa’’ ulaşmasının gereği bilimsel makalelerde belirtilmektedir. Buradan da anlaşılacağı gibi iletişim, duygusal zekanın hem aracı hem sonucudur. Yapılan araştırmalara göre çoğu şirketin işe alımında da aradığı temel özellik iletişim becerileri olarak değişiklik göstermiştir. İletişim kurabilmek yetenek ya da farklılık olmaktan çıkmış, bir kişilik özelliği olarak kabul edilmeye başlamıştır. Çağımızda önemli bilim adamları kendini bilme ve karşılıklı ilişkilerde iletişim kurabilme, pozitif kişiler arası ilişkiler ve güçlü sosyal ilişki ağlarının sağlıklı iletişimle olabileceğini ve kariyerde başarı ve tatmini de beraberinde getirdiğini söylemektedir.

    Sonuç olarak duygusal zekasının bilincinde olan bireyler duygusal yetkinliklerinin de farkındadırlar. Bu durum iletişim için çok büyük bir artıdır. Tam tersi düşünüldüğünde; iletişim becerileri kuvvetli olan birinin duygusal zekasını geliştirmeye katkı sağladığı söylenilebilir. İletişim ve EQ birbirine benzerdir ve birbiriyle bağlantılıdır.

                                                                                                                           Melodi Holago

SAYFAYI PAYLAŞIN